Açıklamasında, kadına yönelik şiddetin, son derece geniş bir platformda ele alınarak, kadınlara şiddeti reva görenlerin, kanunlar tarafından en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine dikkat çeken ,Bedirhan Akyol, şunları söyledi:
‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü vesilesiyle yapılacak etkinliklerin, bu sağlıksız gidişatı engellemesini, bilinç, sağduyu ve itidal oluşumuna katkı sunmasını gönülden diliyorum. Unutulmamalıdır ki, ailenin sağlık ve mutluluğu, toplumun huzur ve güveni ancak kadınlarımızın saygı, sevgi ve adalet görmesiyle mümkündür.
Ancak şu bir gerçek ki, kadına yönelik şiddet, gerek ülkemizde ve gerekse dünya genelinde, maalesef birincil derecede önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkmakta.Toplumsal yaşamın her aşamasında rastlanan kadına yönelik şiddet olgusu, kadının maddi ve manevi bütünlüğüne ağır zarar vermesi nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olmasının yanı sıra, kadının toplumsal yaşama aktif katılımının önüne geçerek sosyal ve ekonomik kalkınmanın önünde bir engel teşkil etmektedir.
Kimi zaman psikolojik, kimi zaman sözel ve maalesef sonu ölümle biten kaba şiddetin halen yaşandığını görmek, bizleri ziyadesiyle üzmektedir. Kadınlarımız, şiddete maruz bırakılmamalı.
Bu sadece kanuna aykırı değil, aynı zamanda vicdanları kanatan, toplumumuzu üzen, kanayan bir yaradır.
Allah Resulü, Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V.), tam 14 asır önce, kadınlara karşı son derece kibar, nazik ve güzle sözlerle muamele etmemiz gerektiğini öğütlemiştir.
Dolayısıyla, bu konunun yıl boyunca düzenlenecek çeşitli etkinliklerle gündemde tutulması, kadına şiddetin vicdanları nasıl kanattığını, geleceğimizi inşa edecek çocuklarımıza anlatılmalıdır. Çoğu zaman ölümle biten, silah veya kesici aletlerle, kadınlarımıza uygulanan şiddet, kamu vicdanını da yaralamaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm kadınlarımıza; Yüce Rabbim’den, bir ömür boyu sağlıklı, mutlu ve huzur dolu hayat diliyor, şiddete maruz kalmadan yaşamaları dileğiyle, sevgi ve saygılar sunuyorum’.

