Diyarbakır'ın ihtiyacı makamın gücüne yaslanan değil, halkın duasını alan bir il başkanıdır. Bu şehir artık söz değil hizmet, kibir değil tevazu, makam değil samimiyet beklemektedir.
AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı'na atanacak yeni il başkanının omuzlarında ağır bir sorumluluk bulunmaktadır. Çünkü Diyarbakır sıradan bir şehir değildir. Bu kadim şehir; peygamberler, sahabeler, evliyalar ve insanlık mirasıyla yoğrulmuş bir medeniyet şehridir. Atanacak kişinin önündeki en büyük görev siyaset yapmak değil, şehrin yaralarına merhem olmaktır.
DİYARBAKIR'IN GERÇEK GÜNDEMİ
Vatandaşın gündemi makamlar, koltuklar ve siyasi hesaplar değildir.
Vatandaşın gündemi işsizliktir.
Vatandaşın gündemi geçim derdidir.
Vatandaşın gündemi hastane koridorlarında beklemektir.
Vatandaşın gündemi kira yükünün altında ezilmektir.
Bugün sokakta kime "Nasılsın?" diye sorarsanız, bir değil bin ah işitiyorsunuz.
Esnaf perişan...
İşçi perişan...
Emekli perişan...
Dar gelirli aileler perişan...
Evine ekmek götürmekte zorlanan onbinlerce insan bulunmaktadır.
Bu nedenle yeni il başkanı öncelikle halkın gerçek gündemini görmek zorundadır.
FOTOĞRAF DEĞİL, HİZMET ÜRETİLMELİ
Düğünlere katılmak, yemek programlarında bulunmak ve ardından sosyal medyada birkaç fotoğraf paylaşmak siyaset yapmak değildir. Asıl siyaset, vatandaşın derdiyle dertlenmek ve sorunlarına çözüm üretmektir.
Gerçek siyaset; vatandaşın derdiyle dertlenmektir.
Gerçek siyaset; işsiz gençlerin umuduna sahip çıkmaktır.
Gerçek siyaset; hastanelerde yaşanan sorunları takip etmek, yatırım ve istihdam için mücadele etmektir.
Diyarbakır artık gösteriş değil, sonuç ve hizmet görmek istemektedir.
KİBİRLİ DEĞİL, MÜTEVAZI OLMALIDIR
AK Parti İl Başkanı;
Makamı şahsî çıkar ve menfaat aracı olarak görenlerden olmamalıdır.
İl başkanlığını belediye başkanlığına veya milletvekilliğine giden bir basamak olarak görmemelidir.
Kibirli, gururlu ve halktan kopuk olmamalıdır.
Kapısı herkese açık olmalıdır.
Telefonu ulaşılabilir olmalıdır.
Vatandaşın derdini dinlemeli, çözüm için gayret göstermelidir.
Çünkü siyasetin en büyük sermayesi halkın güvenidir.
ADAYLARIN GEÇMİŞİNE BAKILMALIDIR
Bir kişinin nasıl biri olduğunu anlamanın yolu sadece kendisini dinlemek değildir. Asıl önemli olan geçmişte neler yaptığıdır.
Bugün il başkanlığına talip olanların sosyal medya paylaşımlarına, geçmiş çalışmalarına, toplumdaki karşılıklarına ve bıraktıkları izlere bakılmalıdır.
Memleket meseleleriyle mi ilgilenmişler?
Yoksa sadece kendi reklamlarını mı yapmışlar?
Halkın derdine mi koşmuşlar?
Yoksa sadece seçim dönemlerinde mi ortaya çıkmışlar?
Bu soruların cevabı önemlidir.
SEÇİMDEN SEÇİME HALKI HATIRLAMAMALI
Vatandaş seçim zamanı hatırlanacak bir unsur değildir.
Halkın kapısı sadece oy istenirken çalınmamalıdır.
Gerçek siyasetçi iyi günde de kötü günde de halkın yanında olandır.
Taziyede, hastanede, sokakta, köyde, mahallede, esnafın ve vatandaşın yanında olan kişidir.
Çünkü millet yapılanı da unutmaz, yapılmayanı da unutmaz.
MAZLUMUN DUASINI ALMALI
Bu şehirde en büyük makam insanların gönlünde yer edinmektir.
Yeni il başkanı mazlumun duasını almalı, garibin kapısını çalmalı, yetimin başını okşamalı, ihtiyaç sahibinin derdiyle ilgilenmelidir.
Çünkü alınan bir dua, kazanılan en büyük makamdır.
Mazlumun duasını alan kazanır, mazlumun bedduasını alan ise kaybeder.
DİYARBAKIR'IN SOSYAL YARALARI GÖRÜLMELİ
İşsizlik kadar önemli başka sorunlar da vardır.
Uyuşturucu kullanımı her geçen gün yaygınlaşmaktadır.
Aile yapısını tehdit eden sosyal problemler büyümektedir.
Faiz, tefecilik ve ekonomik sıkıntılar vatandaşın belini bükmektedir.
Hastanelerde yaşanan yoğunluk ve sağlık sorunları vatandaşın günlük hayatını zorlaştırmaktadır.
Yeni il başkanı bu sorunları görmeli ve çözüm için ilgili kurumlarla sürekli temas halinde olmalıdır.
SON SÖZ
Diyarbakır; kavga değil birlik istemektedir.
Ayrışma değil kardeşlik istemektedir.
Gösteriş değil hizmet istemektedir.
Bu kadim şehir; kibirli değil mütevazı, ulaşılmaz değil ulaşılabilir, koltuk sevdalısı değil hizmet sevdalısı bir il başkanı beklemektedir.
Aksi halde yıllardır söylenen aynı sözler, verilen aynı vaatler ve yaşanan aynı sorunlar devam edecektir.
Halk artık "eski tas, eski hamam" anlayışını değil, değişimi, samimiyeti ve hizmeti görmek istemektedir.
Çünkü Diyarbakır'ın buna ihtiyacı vardır.
YILMAZ ACU (DERMANBABA)

