
Merhaba kıymetli okurlarım.
Zaman zaman bu köşede sizlerle buluşuyor; Diyarbakır başta olmak üzere ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri değerlendiriyor, sizlerden gelen kıymetli görüşlerle fikir alışverişinde bulunuyoruz.
Ancak hayatın tüm yoğunluğu içerisinde, geride güzel izler bırakan insanların hikâyeleri vardır ki insanın içini ısıtır. Yaptıkları hayır ve hasenatlarla, dokundukları gönüllerle ve bıraktıkları güzel hatıralarla yaşamaya devam ederler.
Mekke, Medine ve Kudüs'ten sonra "5. Harem-i Şerif" olarak anılan mukaddes Diyarbakır, tarih boyunca böylesine güzel yürekli insanları bağrından çıkarmıştır.
Ne yazık ki bazı insanlar, sahip oldukları bütün imkânlara rağmen geride hayırla anılacak bir eser bırakamazlar. Ne bir yetimin başını okşamış, ne ihtiyaç sahibi bir öğrencinin elinden tutmuş, ne bir hastayı ziyaret etmiş ne de bir taziye kapısını çalmışlardır. Hayatları boyunca kimsenin duasında yer alamamışlardır.
Ama bazı insanlar vardır ki vefat ettiklerinde yalnızca ailelerini değil, koca bir şehri yasa boğarlar. Taziyeleri dolup taşar, Türkiye'nin dört bir yanından insanlar arayıp onlar için Fatiha okunmasını ister. Çünkü onlar; merhameti, dürüstlüğü, yardımseverliği ve insan sevgisini hayatlarının merkezine koymuş örnek şahsiyetlerdir.
İşte merhum Diyarbakır eski milletvekili, kanaat önderi ve hayırsever iş insanı Hacı Ferit Bora da böyle müstesna örnek insanlardan biriydi.
18, 20. Dönem Diyarbakır Milletvekili olan Hacı Ferit Bora, 30 Temmuz 2025 tarihinde Hakk'ın rahmetine kavuştu. Aradan bir yıl geçmesine rağmen, geride bıraktığı güzel hatıralar ve insanlarda oluşturduğu derin izler hâlâ ilk günkü gibi yaşamaya devam ediyor.
Vefatının sene-i devriyesi dolayısıyla doğduğu Diyarbakır'ın Hani ilçesinde düzenlenen mevlid programı, bunun en güzel göstergelerinden biri oldu.
Yaklaşık 3 bin 500 kişinin katıldığı programda Kur'an-ı Kerim tilavetleri okundu, Mevlid-i Şerif icra edildi, dualar edildi ve misafirlere yemek ikram edildi. Hani ilçesi adeta vefa örneğine sahne oldu.
Maşallah… Binlerce insanın yalnızca bir mevlid programı için bir araya gelmesi kolay değildir. Böyle kalabalıklar, makamla, servetle ya da siyasetle oluşmaz. İnsanların gönlüne dokunarak, dertlerine ortak olarak, ihtiyaç sahiplerinin yanında durarak kazanılır.
Hacı Ferit Bora, yıllar boyunca toplumun her kesimine ulaşmayı başarmış bir isimdi. Kapısını çalan hiç kimseyi geri çevirmemiş, imkânları ölçüsünde herkesin derdine derman olmaya çalışmıştı. Yüzlerce çözülemeyen husumetin ve kan davasının sona ermesine vesile olmuş, insanların barışmasına öncülük etmiş, bunun karşılığında da binlerce hayır duası almıştı.
En dikkat çeken yönlerinden biri ise gösterişten uzak yaşamasıydı. Reklamı sevmezdi. Kibirden uzak dururdu. Kimsenin kalbini kırmamaya özen gösterirdi. İnsanlara makamına göre değil, insan olduğu için değer verirdi. İşte onu unutulmaz kılan da bu özellikleriydi.
Vefatının sene-i devriyesinde Hani'de oluşan bu büyük kalabalık, aslında ahde vefanın hâlâ yaşadığını bir kez daha ortaya koydu. Kendilerine yapılan iyilikleri unutmayan insanlar, dualarıyla ve katılımlarıyla Hacı Ferit Bora'yı yalnız bırakmadılar.
Program boyunca misafirleri kapıda karşılayan ve program sonunda tek tek uğurlayan merhumun oğlu, iş insanı Suat Bora da babasının misafirperverliğini ve tevazusunu yaşatmaya devam etti.
Suat Bora yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Çok kıymetli babam Hacı Ferit Bora'nın vefatı dolayısıyla düzenlediğimiz mevlidimize katılan tüm akraba ve dostlarımıza teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Rabbim, kıymetli babamın mekânını cennet eylesin inşallah."
Gerçekten de Hacı Ferit Bora'nın geride bıraktığı en büyük miras; makamı, serveti ya da siyasi kimliği değil, insanların gönlünde bıraktığı güzel izlerdir.
Toplumların gerçek zenginliği; böylesine örnek şahsiyetlerin varlığı ve gelecek nesillere bıraktıkları ahlaki mirastır. Böylesi değerleri anmak yalnızca geçmişe duyulan özlem değil; aynı zamanda vefanın, kadirşinaslığın ve insanlığı yaşatmanın da bir gereğidir.
İnanıyorum ki Diyarbakır'a kim samimiyetle hizmet ederse, bu kadim şehir de onu hiçbir zaman unutmaz. Çünkü Diyarbakır, kendisine gönülden hizmet edenleri daima bağrına basmayı bilir.
Merhum Hacı Ferit Bora ağabeyimizi vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmet, minnet ve özlemle yâd ediyorum.
Yüce Allah'tan kendisine sonsuz rahmet, mekânını cennet, makamını âli eylemesini niyaz ediyorum.
Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

